İlhan Usmanbaş-Ölümsüz Deniz Taşlarıydı
Evin Ilyasoglu’nun Ilhan Usmanbaş-Ölümsüz Deniz Taşlarıydı başlıklı 2000’de YKY’den yayımlanmış kitabı, bestecinin 90. yaş kutlamaları nedeniyle geçtiğimiz ay genişletilmiş olarak ve yeni bir CD ile yeni baskısını yaptı.

İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ
Bu kitabın ilk baskısı yeni binyılın ilk ışıklarında ortaya çıkmıştı. 2000 tarihli bir kitabım olması kadar, Usmanbaş gibi yüzünü yenilikten yana çevirmiş bir sanatçı için bu tarihte böyle bir çalışma yapabilmek benim için ayrı bir coşkuydu. Aradan geçen onbir yıl içinde neler değişti? Öncelikle 2000’li yıllarda yaşamaya alıştık. Ses dünyasında her gün yeni bir buluşla karşılaşmak, her gün yeni bir teknolojik gelişmeyi izlemek olağan yaşantımız halini aldı. Elimizin altındaki sayısız olanaklarla ufkumuza geniş pencereler açmaya başladık. Eskiden bir bestecinin yeni yapıtına ulaşabilmek için yurtdışına gidip araştırmayı ya da birisinin o kaydı alıp getirmesini beklerdik. Oysa şimdi elimizin altındaki internet olanaklarıyla yeni yapıtları anında öğreniyoruz. Hele Usmanbaş gibi her an yeni yöntemleri ve teknoloji değişikliklerini izlemeye hazır bir besteci için bu keşifler dünyasına açılmak ayrı bir tat veriyor. Evet, Usmanbaş bilgisayarda nota yazımından, Google’da yeni sesler keşfetmeye ve yüklediği fotoğrafları değişime uğratmaya dek teknolojinin yeniliklerini araştırıp öğreniyor. Onun Bilgi Üniversitesi’ndeki derslerine nasıl titizce hazırlandığına, kendisine ısmarlanan yapıtı nasıl özenle tamamlayıp sunduğuna ve en ufak ayrıntısına kadar bütün sorularıma nasıl titizlikle hazırlandığına tanık olmak benim için paha biçilmez deneyimlerdir.
Atıfet ve İlhan Usmanbaş’ın kışın Selamiçeşme’de yazın Ayvalık’taki evleri birkaç kuşak öğrencileriyle dolup taşıyor.
İlhan Bey geçen yıl İKSV tarafındankendisine ısmarlanan orkestra yapıtını Şubat ayının ilk günlerinde bitirip teslim etti. Bu son çalışmasını: “Uluslararası İstanbul Festivali’ne ve Onu Yaşatanlara …” adamış. Usmanbaş 90 yıllık ömründe pek çok organizasyonun başladığına ama tamamlanmadığına tanık olmuş bir sanat adamı. İstanbul’un Müzik Festivali de onun tanıklığında başlamış. Günümüze dek, 39 yıldır devam etmesi ve bu festival tarafından bugün kendisine bir yapıt ısmarlanması onun için çok anlamlı. Onu kuranlar kadar yaşatanlara da bir bakıma teşekkür etmiş.
1990’lardan sonra Usmanbaş’ın daha somut bir müzik dili kullandığına tanık oluyoruz. Bu son yapıt uzak çağlarla yeni çağı birleştiren bir özelliğe sahip. “Eski konçerto grosso tarzına daha yakın ama geliş-çıkışları tasarlanmış değil” diyor kendisi. Ve bir “orkestra konçertosu” olmadığının altını çiziyor: “Konçerto-Orkestra İçin”.
Bu baskının son bölümünde Usmanbaş’ın en yakın dört dost/öğrencisinin onunla ilgili değerlendirmelerini içeren yazı ve söyleşiler yer alıyor: Özkan Manav onun filozof yönünü anlattı. Mehmet Nemutlu Usmanbaş yazısındaki “Açıklığı” irdeledi. Hasan Uçarsu ile yaptığım söyleşide yaşamın içinden Usmanbaş’a baktık. Aykut Köksal ile yaptığım söyleşide yaşadığı çağın içinden Usmanbaş’ı irdeledik.
Kitabın yeni baskısına, 2000 sonrası yaşamından önemli çizgilerle, yapıt listelerinde ve diskografisindeki yenilikler eklendi. Basında yazarlarımızın ilk baskıyı değerlendirdikleri satırlardan alıntılar yapıldı. Bir de derli toplu, kısa bir Usmanbaş biyografisi bulacaksınız: Onu tanıtmak isteyenlere hemen el altında, kısacık bir kaynak.
2000’de basılan ilk kitabın arkasına 2 CD eklemiştik. Bu CD’lerde bestecinin kendi sesinden bir söyleşiyle değişik dönem yapıtlarından örnekler yer almıştı. Bu kez kitaba ekli bir CD’de Usmanbaş’ın daha önce hemen hiç çalınmamış, kaydedilmemiş dört yapıtını bulacaksınız. Betin Güneş yönetiminde Köln’de Köln Filarmoniker ile çalınan İşte Sevgili Viyolonsellerimiz; İnci Özdil yönetimindeki Orkestra@Modern ile, piyanist Türev Berki’nin solistliğinde Solo Piyano ile 12 Çalgı İçin Oda Konçertosu; ünlü İngiliz kemancı Peter Sheppard-Skaerved’in seslendirdiği …ki yalnızdırlar adlı solo keman yapıtı (bir kez Gönül Gökdoğan 1988’de İstanbul Radyosu stüdyosunda seslendirmiş) ve Esen Kıvrak, Olgu Kızılay, Öykü Koçoğlu, Çağ Erçağ’ın çaldığı Yaylı Dördül için Müzik-96 başlıklı kuartet.
2011 yılının Nisan ayında yenilenmiş bir Usmanbaş kitabı tamamladığım için çok mutluyum. Usmanbaş’ın olumlu enerjisiyle güç kazanarak…
İKİNCİ BASKI İÇİN TEŞEKKÜRLER
Başta İlhan Usmanbaş ve eşi Atıfet Usmanbaş’a bir kez daha arşivlerini, evlerini, kalplerini bana açtıkları için teşekkür ederim. Yeni CD’nin yapımına katkıda bulunan Teri Sisa, Dağhan Baydur, İnci Özdil, Sevda Cenap Müzik Vakfı adına Elif Başman, Borusan Kültür Sanat adına Ahmet Erenli’ye; haklarını bu CD’ye armağan eden bütün değerli yorumcularımıza ve CD’deki müzikleri titizlikle basıma hazırlayan Can Karadoğan’a da çok teşekkür ederim. Usmanbaş’ı yeniden değerlendiren müzik adamlarımız Hasan Uçarsu, Özkan Manav, Mehmet Nemutlu ve Aykut Köksal yeni baskıya yeni renkler kattılar, sağolsunlar. Kitabı yeniden baskıya hazırlayan Fahri Güllüoğlu’nun titiz çalışmasına, basımına önayak olan YKY ailesinden Tülay Güngen ve Raşit Çavaş’a, grafik tasarımı ve kitabın kapağını özenle gerçekleştiren Nahide Dikel’e de teşekkürlerim sonsuz.

USMANBAŞ KİTABI’NIN YENİ BASKISINDA ARKA KAPAK
…Sanat karşıtlıkların ürünüdür diyen Usmanbaş’ın çok sesli müziğimize getirdiklerini, ardındaki düşünceyi, çağdaşlaşmayı, modernleşmeyi müzikle algılayışı bu kitaptan öğrenebilirsiniz…. (Doğan Hızlan)
… Türk çağdaş müziğinin müstesna bir yaratıcısı için nefis bir anıt…(Talat Halman)
… Cumhuriyet’in başından bugüne ulaşan müzik serüveni içinde İlhan Usmanbaş temel bir kilometre taşıdır ve özgürlük düşüncesini en kesin biçimde ortaya koymuş bir yaratıcıdır…(Aykut Köksal)
…. açıklık, bir yandan yorumcuyla bir dil birliği geliştirmenin, dolaysız bir iletişim kurmanın, öte yandan kendi müziğini “çevresel” etkilere açık hale getirerek çoğullaştırmanın, zenginleştirmenin bir yolu olmuştur Usmanbaş’ta…(Mehmet Nemutlu)
… Hep bir şey, bir havadis, yeni bir bulgu, yeni bir kitap, bir yenilik vardır size sunacağı. Her dediğinde de iç içe açılımlar vardır… (Hasan Uçarsu)
….İlhan Usmanbaş hocalığıyla bizlere bir armağandır. Onun umut ve sevgiden beslenen güçlü besteciliğinin ana kaynaklarından biri entelektüel birikimi, öbürü de eşine az rastlanır yeteneğidir…(Özkan Manav)