LEYLA GENCER’E YENİ BİR KİTAP
Cumhuriyet Gazetesi Yazıları - 15 Temmuz 2009
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Leyla Gencer için yeni bir kitap yazılmasını öngörünce yine Tutkunun Romanı’nın yazarı Zeynep Oral’a başvurmuştu. O da büyük bir alçakgönülle böyle bir çalışmanın sadece editörlüğünü üstleneceğini, çeşitli yazarlardan anılar ve görüşler toplayarak yeni bir Leyla Gencer kitabı oluşturacağını söylemişti. Oysa elimize ulaşan bu büyük boyutlu özenle hazırlanmış kitabı görünce şaşmamak elde değildi: Evet, kimi yazar, opera sanatçısı ve Leyla hanımı yakından tanımış kişilerden bu kitap için özel makaleler toplanmış. Ancak daha önceden hiç bilmediğimiz nice fotoğraf, yerli ve yabancı basında çıkmış birçok eleştiri, yaşam çizgisi, ödüllerinin listesi, dağarcığının listesi ve dört besteciyi içeren ders notlarından seçmelerle belgesel niteliğinde bir çalışma ortaya çıkmış. Zeynep Oral, bu seminer ve konferans notlarından çok küçük bir bölümü aldığını, daha nice operanın analizini, ses seçimini içeren teknik ayrıntıları bu kitabın dışında bıraktığını söylüyor. Aslında bu kitabı okuyan, artık bundan sonra Leyla Gencer için daha ne yazılabilir ki, diyebilir. Oysa bundan sonra ders notlarının yayımlanması kaçınılmaz. Opera sanatçıları ve müzik araştırmacıları için çok değerli bir kaynak olur. Mutlaka İngilizce ve Türkçe yayımlanmalıdır. Çünkü Leyla Gencer sıradan bir operacı değil. Onun opera sanatına nasıl analitik baktığını, araştırmalarıyla dünya opera tarihine neler kazandırdığını biliyoruz. Bu kitapta okuduğumuz kısacık notlar bile onun “entellektüelliğini” ortaya koyuyor. Örneğin Bellini’den şöyle söz ediyor: “Onu yalnızca bir besteci olarak değil, lirik bir şair gibi düşünmeliyiz…İnsan sesi kapasitesinin en son sınırındadır. Casta Diva aryası, tekrarı imkansız bir örnektir ve sürekli yükselen hissî bir katılımla bir ayini anlatır.” Verdi’nin müziği ve dramı bütünleştiren bir çığır açtığını söylüyor: “Verdi, oratoryo şeklindeki operadan tamamen uzaklaşmış, oyun kişilerini ve koroyu her türlü duruma ve serüvene sokup çıkarıyor, sanki onları kendi kaderlerine koşturuyordu.” Rossini’nin tüm kuralların üstüne çıkıp gülümseyen havasına şöyle değiniyor: “Tıpkı Mozart’ta olduğu gibi trajik ve komik aynı gerçeğe dayanır. Bu gerçek, Rossini’nin tüm eserlerinin özü, hem opera buffoda hem opera seriada bir nabız gibi atan ritimdir.” Donizetti’nin de çağının psikolojik sorunlarını araştırdığına ve bu ruhsal hallerin yapıtlarında yer alışına değiniyor.
BASINDAN YANSIMALARDA LEYLA GENCER
Kitabın orta bölümü yerli ve yabancı basından Leyla Gencer yazılarına ayrılmış. Taa 1950’li yıllardan başlıyor. Örneğin La Traviata için bakın neler demişler: “Lirik tiyatronun sıra dışı, özgün bir kimliği…” (Il Piccolo gazetesi 1955). “Çok ender rastlanan ifade yoğunluğuyla şaşırttı” (La Scala Dergisi 1955). “Entellektüel özelliği olan bir kadın ve bu çekici özelliklerini taşımasını bilen bir kadın. Sesi de aynen böyle..”(Neuer Kurier 1957). Türkiye’de çıkan yazıların biri de imzasız. Zeynep Oral’a göre kaynayan cadı kazanının bir göstergesi. Bu yazı Leyla Gencer’in yurt dışındaki başarısını “o sıralarda Avrupa’daki soprano bunalımı”na bağlıyor. Aynı yıl, 1956’da Amerika’daki Time Dergisi ise şöyle diyor: “Bu ses büyük bir duygusal güç, duygu yoğunluğunu yayma yeteneğine sahip. Amerika Birleşik Devletleri onu daha çok duyacak.”
Bu sıralarda yeni okuduğum Maria Callas’ın yaşam öyküsü “Çok Gururlu, Çok Kırılgan”adlı kitap (Alfonso Signorini, çev. E.C.Yücesan) da beni çok etkilemiş olacak ki aynı zaman dilimi içinde aynı ortamları paylaşan ve Callas’ın skandallarla yüklü yaşamına karşı kendi savaşını veren Leyla Gencer’e ait bu kitabı elimden bırakamadım.
Leyla Hanım Şakir Eczacıbaşı’ya üç vasiyette bulunmuş: Krematoryum’da yakılarak küllerinin Boğaz sularına serpilmesi; Leyla Gencer Şan Yarışması’nın sürdürülmesi ve yeni açılacak vakıf binasında onun için bir müze gerçekleşmesi. Bunlardan birincisi yerine getirildi. Yarışmanın gerçekleşmesi her seferinde sponsorların eli açıklığına bağlı. Müze ise La Scala’nın ünlü yönetmeni ve dekoratörü Pier Luigi Pizzi tarafından düzenlenecek. Zeynep Oral kendi telif hakkını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine bağışlamış. Bu kitabı Kültür Bakanlığına ait DÖSİM dükkanlarından satın alabilirsiniz.